2017 Gayrimenkul Sektörü Üzerine Genel Değerlendirme
Ali GÖKÇİLER

Ali GÖKÇİLER

SEKTÖR ANALİZ

2017 Gayrimenkul Sektörü Üzerine Genel Değerlendirme

02 Aralık 2017 - 04:22

Gayrimenkul sektöründe önemli satışların yapıldığı ve zaman zaman devlet destekli kampanyaların sektörü domine ettiği bir yıl geçirdik.

2015 ve 2016 yılının sayıca üzerinde bir konut satışı yakalandı.  Ankara ve İzmir satış büyümesi anlamında İstanbul’un önünde yer almaya devam etti tüm yıl boyunca. Bunda yabancı yatırımcının İstanbul dışına ilk kez bu oranda rağbet göstermesinin; Ankara ve İzmir konut projelerinin Reklam kampanyaları ile yerli müşteriye ulaşmasının önemli etkisi olduğunu söyleyebiliriz.

Ankara’ya önemli bir parantez açmak gerekli çünkü TUİK verilerine göre; 2013 yılında yapılan satış adedi İstanbul’dan yaklaşık 100.000 konut azdı. 2017’de bu fark sadece 40 – 45 bin konuta düşecek gibi görünüyor. 2017 yılının her ayında Ankara’daki büyüme İstanbul’un önemli ölçüde önünde gerçekleşti.

2017 yılında parantez açmamız gereken bir diğer il Yalova idi. Yabancıya satış  oranın en yüksek olduğu illerden biri olan Yalova, İstanbul, Bursa ve Kocaeli’ne yakınlığı ve Osman Gazi Köprüsünün etkisini hissetmeye başladı. Şehrin 50.000’lik planlarının önümüzdeki yıl onaylanacağı söylentisi de bölgedeki konutların değerlenmesine yol açıyor. Bazı projelerde 1+1 dairelerin 2.250 TL’ler bandında kiralanması gayrimenkul yatırımının dönüş süresini de kısalttı.

Yabancı konut satışında adet olarak 2015 yılı yakalansa da yerli alıcının toplamdaki payının artması nedeni ile, yabancıların toplam satıştaki oranının düştüğünü görebilmekteyiz. Bunda özellikle yıl sonuna doğru yapılan ödeme kolaylaştıran kampanyaların etkisi olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Yani inşaat şirketlerinin önceliği her zaman yerli alıcı olmaya devam ediyor.

İlk satışların, genel satışa oranı ise yıl genelinde %47 bandına oturacak gibi görünüyor. Tüm Türkiye’de markalı konut projelerinin sayısının artması ile bu oranın önümüzdeki iki yıl ilk kez %50’ye ulaşacağını öngörebiliyoruz.

İstanbul pazarındaki birçok markalı konut projesi bu yıl dönem dönem satış sıkıntıları ile karşılaştı. Bunun ana nedeni pazarlamasal verilerin işin içine katılmaması olarak öngörmekteyiz. Benzer projeler, benzer sosyal özellikler aynı tip fiyat kampanyaları nedeni ile inşaat şirketleri aslında “fiyat tabanlı” bir rekabet içine girdiler ki bunun sektörün gelişimine orta vadede negatif etki etmesi kaçınılmaz görünüyor.

Yıl sonu konut satışlarındaki büyüme %10’un üzerinde gerçekleşecek. Oysa yılın ilk 7 ayında bu rakam yaklaşık %8 olarak seyretmekteydi. Bu da demek oluyor ki 1 Milyar TL pazarlama ve reklam harcaması yapan konut geliştiricileri önümüzdeki iki yıl daha ülkenin ekonomik büyümesine en yüksek katkıyı sunmaya devam edecekler.

2017’de kazananlar ise bu agresif kampanyalardan yararlanan tüketiciler oldu. Özellikle inşaat maliyetlerindeki artışın hala net olarak yansımadığı konut sektörü yatırımcısına kazandırmaya devam edecek gibi duruyor.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • serdar erdogan
    7 ay önce
    Gayrimenkulde bu tarz değerlemeler sık yapılmıyor teşekkür ederiz

Son Yazılar