Sosyal ve Fiziksel Gerçeklik Ne Olabilir? Küresellik (Globalleşme) evrilmeli mi?

İngiltere'de bir çok projeye imza atmış olan yazarımız Tayfun Vardar kaleme aldı.Sosyal ve Fiziksel Gerçeklik Ne Olabilir?


Sosyal ve Fiziksel Gerçeklik Ne Olabilir? Küresellik (Globalleşme) evrilmeli mi?

Herkese tekrar selam ederek bu yazıma başlamak isterim. Yazmak güzel bir duygu. Sizi temsil ediyor ama paylaşmak sorumluluk istiyor. Umarım bu sorumluluğu hakkıyla yerine getiriyorumdur.

 

Sonbaharın iyice hissedildiği bu günlerde şahsen bana Hyde Park’ da ki solmuş çınar ağacı yapraklarının arasında yürümek ve o güzel renk harmonisini izlemek çok keyif veriyor. Gerçi taze demlenmiş bir çayı arıyorsunuz bu keyfin uzun sürmesi için ama kahve kültürüne de alışıyorsunuz. Londra’ da şehir kalabalığının ve koşturmanın yorgunluğunu atmak için bu büyük parklar birebir.

 

Keyfiniz yerinde ise pozitif ve yapıcı düşünebiliyorsunuz. Ama biliyorsunuz, keyifli olmak sizin yaptığınız ve yapacağınız Seçim ve Hedefleriniz ile alakalı. Bu iki temel unsur sizi tanımladığı gibi sizin itibarınızı belirliyor ve geleceğinize de etki edebiliyor.

 

Bu yazımız iki parçadan oluşmakta ve başlığını ikinci bölümdeki yazı dizisinden almaktadır. Birkaç yazı dizisi olarak ele alacağım ikinci bölüm, ‘Sosyal ve Fiziksel Gerçeklik Ne Olabilir?’ üst başlığında ki alt başlıklardan sonuca ulaşacaktır. Kendi gelişimim için önem arz ettiğinden kaleme aldım. Umarım siz okurlarıma da faydası dokunur.

 

Kensington ve Chelsea bölgesi yazıma gösterdiğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederim. Londra’ da Zone 1 den Zone 3 e kadar genel olarak benzer özellikteki ev fiyatları aşağı yukarı emsal değerdedir. 2 veya 3 odalı 60 metrekareden 90 metrekareye kadar ev veya daire bulunabilir. Bu tarz Amerikan mutfak ve modern dizayn edilmiş evlerin bazılarının küçük bahçeleri de olabiliyor. Fiyatlar alt sınır olarak £ 400.000’den başlayıp mahalleye göre milyon poundlara çıkabiliyor. Bir fiyat aralığı vermek gerekirse, mahalle ve fiyat ilişkisi anlamında £ 400.000 ila £ 800.000’luk bir yatırım verimli olur. Zira bu aralıkta Brexit senaryolarından etkilenmeyecek bölgelerde yatırım yapmış olursunuz. Minimum %25 lik bir peşinat ile sizlere mortgage imkânı sunulur. Uygulanacak faiz oranı ortalama maksimum yıllık %7-8 olabilir. Bu oranın minimum değeri imkanlar ile alakalı. Şahsen edindiğim bilgiler ışığında bu değer %4-5 seviyelerindedir. Peşinatın yüksek verilmesi, alınan mülkün kira garantisi, gelirinizin yeterli olması gibi kriterler önemli tatbikî. Türk yatırımcıları olarak sizlere emlak alımı ve sonrası kiralama hizmetlerini güvenilir şekilde verebiliriz. Bırakın ev kira geliriniz mortgage’ inizi ödesin.

 

Bir örnek vermek gerekirse, Zone 1 de Zone 3’ ye kadarki bölgede 2 odalı ve £ 400.000 değerinde bir ev veya daire düşünelim. %25’ lik peşinat olan £ 100.000 ödendikten sonra geriye kalan £ 300.000 için eviniz İpotek alınıp kredi kullandırılacak. Mortgage sisteminde aylık ödemeleriniz 25 yıllık planda £ 850 olur. Faiz oranlarını ortalama alıyorum. Böyle bir ev sahibi olduğunuzda ise evinizin aylık kira geliri ise takribi £ 1.400 olacaktır.  

 

Yukarıdaki örneğe benzer aynı bölgelerde £ 600.000’ luk bir mülk edinmek için hesaplamamız şu şekilde olacaktır. %25’ lik peşinat yattıktan sonra kalan £ 450.000 için Mortgage sistemine dahil olacaksınız. Bu senaryoda, aylık mortgage ödemeleriniz aşağı yukarı £ 1.250 olacak ve aylık alacağınız kira bedeli ise £ 1.900 civarında olacaktır.

 

İngiltere’ de bütün işlem süreci avukatların ve bankaların gözetiminde olacağı için alım sürecinde transferler veya diğer evrak hususunda endişe etmenize gerek yok. Sadece düşünülmesi gereken evi aldıktan sonra uzun süreli ve güvenilir bir kiracı bulmaktır. İşte bu konuda sizlere yardımcı olabiliriz.

 

Gelecek yazımızda Londra’ nın diğer bir güzel bölgesinin tanıtımını yapmak isterim. 

 

Sosyal ve Fiziksel Gerçeklik Ne Olabilir? Küresellik (Globalleşme) evrilmeli mi?

Sayın okurlarım bu bölümde bir seri halinde yakın geçmişteki bazı küresel (global) düzeydeki olayları inceleyip, geleceğe bir bakış açısı sunmak istiyorum. Hayatımız teknoloji ile öyle hızlı değişiyor ki, bu değişimler ancak sosyal ve temel fen bilimleri ile ifade edildiğinde anlam veya anlamlar kazanıyor. Burada, kendi gözlem ve deneyimlerimi anlaşılır seviyede aktarmak hissiyatındayım. Hissiyatımın sebeplerini yazılarım içinde vurgular halinde bulabilirsiniz. Derin felsefe, fizik veya matematik bilmemize gerek olmayabilir ancak haddimizi bilmek her zaman bizim elimizdedir. Seri sonunda FİZİK, BİLİNÇ, ALT BİLİNÇ, BİLGİ, MADDE ve MUTLAK ÖZGÜRLÜK gerçeklerinin birbiri ile şaşkınlık veren alakasını ve GELECEĞİN nasıl dizayn edildiğini anlatabilirsem ne mutlu bana…

 

Fransız ihtilalinden başlayan Yeniçağ düzeninde önemli olan toplulukların ve bireyin özgürlüğü ise buna demokrasinin başlangıcı diyebiliriz. Sonrası gelen Endüstri devrimi, o zamana kadar bilimin hayatımızda ne kadar önem arz ettiğini gözler önüne koydu. Büyük bir buluş olan atomun keşfi ve parçalanabilir olduğunun bulunması ile aslında insanlık elinde ne kadar büyük bir güce sahip olabileceğini tecrübe ile ispat etti. Artık Dünya her zerresinde bu gücün kullanılmasının kendi türünün sonu olacağının farkında. O zaman, bu gücün yerine bizleri ileriye götürecek motivasyon unsuru ne olmalı? Fiziksel savaşlar olmadan Darwin teorisi nasıl hayata tutunabilir? Belki de Darwin’ e teşekkür etmemiz gerekir.

 

Tanımlara girmeden kısaca anladığım şu ki, eğer küreselleşme sosyal, ekonomik ve iletişim açısından değerler kümesi ise insanlık tarihi uluslararası ticaretin varlığından beri en basit tanımla küresel. Yakın tarih serüveninde ekonomik anlamda ki Küreselleşme, gelişme ve duraksamaya girse bile bazı dönüm noktaları Küreselleşmeyi 1900 yıllardan sonra vazgeçilmez yapmıştır (GATT; 1948, Uruguay Raundu; 1994 ve DTO; 1995). Sosyal anlamda ise İnsan hakları bildirgesi (1945), Birleşmiş milletlerin kurulması (1945), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (1959) Küreselleşme için yapı taşları olmuştur. Zamanımızda ise İnternet (¹), Küreselleşmeyi hızlandırmış ve yayılma gücünü arttırmıştır. İnsanlığın gelişmesi için kaçınılmaz olan Küreselleşme, İnternetin yardımı ile büyük ivme kazanmış hatta hem ekonomik hem de sosyal anlamda bütün bireyler için vazgeçilmez olmuştur. Aslında vazgeçilmez olması gereken Küreselleşme mi yoksa İnternet midir bilmiyorum. Küreselleşme düşüncesi İnternet ve bağlı teknolojilerin gelişimi için iyi bir zemin. Teknoloji çok hızlı ilerlerken Küreselleşme geriye mi gidiyor? Belki de Küreselleşmenin yeni bir tanımlamaya gereksinimi var.

 

İnsanlık tarih boyu ‘İyi ve Kötü’ nün savaşına şahit olmuştur. Bütün buluşlar, icatlar ve sosyal gelişimler iyi amaçlar için bulunsa bile bu gelişmelerin kendilerinin veya yan etkilerinin kötü sonuçları da olmuştur. İnternet de kendisi matematiksel bir buluş hatta icat bile denebilir. Küreselleşme ise başta ticaret olmak üzere temel evrensel değerlerin kümesi veya felsefesidir. Evet Küreselleşme, İnternet için eşi benzeri olmayan bir yayılma ve BİLGİ toplama zemini sunmaktadır. Eğer Küreselleşme iyi anlamda vazgeçilmez sosyalleşme ve ticaret ortamı sunuyorsa kötü anlamda da ülkelerin ve bireylerin internet aracılığı ile yaptığı manipülasyonlar, korumacılığın artması, işsizlik, ülkeler arası ekonomik ve sosyal uçurumun belirginleşmesi, dünya kaynaklarının hızla ve bilinçsizce tüketilmesi, özel hayata tecavüz ve hatta bunlara bağlı hissiyatların (Korku, Endişe, Korumacılık gibi) artmasına sebep oluyor.

 

Aslında bu, 1970 -80 ler de başlayan teknolojik ve sosyal yapıda düşünülen ‘Harita’ nın bir evresidir. Burada komplo teorisi üretme niyetinde değilim. Sadece yakın tarihi gözlemleyip geleceğe başka bir perspektiften bakmak istiyorum. O ise, Küreselleşme zamanımızda kimler için avantajlı hale geldi kimler için dezavantaj oluşturmakta. Eskiden daha yayılmacı ticaret için Küreselleşmeyi felsefe haline getirenler şimdilerde Küreselleşmenin kendi sosyal yapılarındaki bozulmadan dolayı karşı çıkıyorlar. Amerika’ da ki korumacılık (bu kati surette Milliyetçilik değil), Brexit ve Ticaret savaşları örnekleri gibi.

 

Artık birçok Küresel markayı dünyanın her yerinde bulabiliyorsunuz. Hatta İnternet bile başlı başına bireysel olarak bile Küreselleşmiş bir ortam. Bu bakış altıda gelişmiş ülkeler Küreselleşmeden maksimum oranda fayda elde etmişlerdir. Dünya pazarına hâkim olma, ucuz işçilik fırsatlarından yaralanma, Dünya kaynaklarını öncelikli olarak kullanmak gibi faydalar hep ellerinde olmuştur. Şaşırmamak ve kötü anlamada yargılamamak gerekir düşüncesindeyim. Çünkü bilimi keşfetmek, onu insanlığın hizmetine sunarak ticaretini yapmak gayet normal. Öte yandan birey olarak da bizde maalesef Küreselleşme adına üzerimize düşeni yapıyoruz. Evet Batı için Küreselleşme, son zamanlarına gelmiş olabilir. Diğer ülkeler için ise Küreselleşme anlamının, inanınki Batılı ülkelerde bir karşılığı yok. Belki bu yüzden Küreselleşme istesek de istemesek de evrilmesi gerekiyor. Çünkü konu artık ortak bir evrensel konu olmaktan çıkıyor. Kanımca bu evrede BİLİNÇLİ Küresel bireyler olmak gerekiyor.   

 

Diyeceğim, gelişmiş ülkeler Küreselleşmeyi 30 yıl evvel ticari ve altyapısal olarak dizayn etmiş ve zamanımıza kadar uygulayıp tüketme seviyesine gelmiş. Gelişmemiş ülkeler ise maalesef hep takip ve taklitte kalıp Küreselleşme düşüncesini taze tutmaya çalışmış. Çünkü dünya da artık onlar için tek çıpa BİLİM yerine Küreselleşme olmuş. Bu arada, gelişmiş ülkeler yeni teknolojileri satabilmeleri için hala Küreselleşmeye ihtiyacı var denebilir. Kanımca bu doğru değil. Artık onların satmaya çalıştığı bir dünya yok. Bizim almak için sıraya girdiğimiz bir dünya var ve sistem bunun üzerine kurulu vaziyette. 

 

Gelişmiş ülkeler, teknoloji çağına yakın zamanda girecekler. Düşünün yakın zamanda sokaklarda robotları gördüğünüzü. Bir kafede size hizmet ettiğini ve bu robotun insana benzer hiçbir sıkıntısı olmadığını. İmkânsız mı böyle bir hayat? Hayır. Sadece Dünya alt yapı olarak, İnsanlık ise duygusal olarak buna hazır değil ama bu çağa hazırlandığımızın farkında değiliz. Nasıl mı? İnternet vasıtasıyla desem sanırım yanılmam.

 

İnternetin dünyada yaygın halde kullanılması ile Berlin duvarının yıkılması hatta SSCB’nin dağılması gibi birçok olay 90’ lı yıllarda olmuştur. Bu yeni dünya düzeni ve internet arasında ki sebep sonuç ilişkisi çok değişken. Ancak galibi tartışmasız İnternet olmuştur. Daha çok ticaret, daha ‘özgürlükçü’ bir nesil ve en önemlisi daha çok BİLGİ. Farkında olmadan önemli önemsiz edindiğimiz veya paylaştığımız her bir veri her bir konuşma yani Bilgi kümesi kayıt altına alınabiliyor. Ancak önemsiz dediğimiz şeyler bile ileride anlatacağım ‘Harita’ nın bir başka evresi için çok ama çok önemli imiş.

 

Yanlış anlaşılmasın, İnternet karşıtı birisi değilim. Bilgiye ulaşmanın en kolay ve hızlı yolu, küresel ticaretin anahtarı, sosyalleşmek için en kapsamlı bir yer. Ancak bu tarz kullanım bile kendimiz hakkında, bilmeden dahi olsa diğerlerine ipuçları vermektedir. Lütfen bu cümlemi pozitif anlamda alın. Bir diğer değişle ister işiniz ile alakalı ister sosyalleşme adı altında bütün internet kullanıcıları istemli veya istemsiz olarak GELECEĞİ bina ediyor. Veya biz kendi GELECEĞİ’ mizi kendi seçimlerimizle yapıyoruz.

 

Bir ODTÜ’ lü olarak, bir Fizikçi olarak, bir Girişimci, bir Yazar olarak aynı zamanda haddim olmayarak şunu diyebilirim ki, eğer geleceği tahmin edemiyorsanız şu anı yaşamanızın bir anlamı yok.

 

Sonraki yazılarda bahsedeceğim GELECEĞİN bina edilmesi tamamen fen ve sosyal bilimler aynı zamanda duygusal boyutumuzda olacağı kanaatindeyim. Zaten duygular ve bilim değil midir İnsanlığı ileriye götürecek motivasyon unsurları? Peki düşündünüz mü bu kavramların getireceği GELECEK Projesinin yıkıcı olabilir mi? Belki hayır belki evet ama şunu net ifade edebilirim ki, yıkıcı sonuç Nagazaki ve Hiroşima da ki yıkımdan bile daha şiddetli olur. Ve bu yıkım bizim isteğimizle ve alkışlarımızla gelecektir.

 

Kısa bir süre sonra yayınlamak istediğim yazımda BİLİM de geldiğimiz inanılmaz yeri anlatmaya çalışacağım. Eminim bazılarınız bunların zaten farkında. Kusurumuz varsa af ola.

 

(¹) Lütfen İnterneti, bağlı yazılım ve teknolojileri anlamda bütün bir sistem olarak algılayalım.

 

Not 1: Seri yazılarımın sonunda tekrar Brexit konusunu ele alacağım. Son gelişmeler ışığında İngiltere’ nin ortak Avrupa Birliğinde kalma durumu söz konusu.

Not 2: Dışarıdan bakış açısı ile Türkiye için şunu söylemek isterim. Eskilerin dediği gibi medeniyet ‘Doğu’ dan gelmeyecek gibi.

 

Saygılarımla

 

Tayfun Vardar

London, UK 

 

 

I would like to say hello to all my readers. Writing for special people gives me an inexplicable feeling. Every word, every sentence, every paragraph you choose, even in a small note, represents you. However, it also presents a responsibility. A responsibility to all of you that opens up my eyes to see the reality and other perspectives. I hope I deserve your attention.

 

On these last days of Autumn, when I walk in Hyde-Park among the faded tree leaves, I feel happy and comforted. It is really a pleasure to observe the amazing colour scheme of the faded leaves. Although you miss the taste of freshly brewed tea, you get used to the coffee culture to maintain this comfort and happiness. In London, these kinds of big parks are like a sanctuary for people who need to get away from daily city rush and stress.

 

When you are in a good mood and are able enjoy life, thinking positively and being creative comes naturally to you. However, we all know that to be in a good mood is all about the choices and targets which we chose. These two critical points affect your reputation and might affect your future. 

 

This article and the followings will consist of two parts. The second part will be a series under the main heading of “What Could the Social and Physical Reality Be Like?”. The sub-titles, on the other hand will lead you the main heading at the end. In fact, I will write out these articles for myself. I hope reading them will give a you the same wonderful feeling I had while writing them.

 

I am very thankful to all of you for your interest in the last article about property opportunities in Kensington and Chelsea. In London, the estimated sale prices of the similar properties from Zone 1 to Zone 3 are almost the same. You can find a 2- or 3-bedroom houses or flats in 60-meter square and 90-meter square. These kinds of properties may even have small gardens. They are mostly in American style and designed in modern fashion. Certainly, there are old properties in old fashion as well. From Zone 1 to Zone 3, the minimum profitable property investment starts from £400.000 and can reach a million pounds. I can advise you to make your investments between £400.000 and £800.000, since this amount of investment in the aforementioned regions will not be affected by Brexit. With a minimum of %25 advance payment, you can have your long-term mortgage. The maximum interest rate may be %7-8 yearly. The minimum value of this rate depends on the eligibility and your resources. I can say that the value of minimum rate is roughly %4-5. High advance payment, the rent you will receive and the condition of the property will of course affect the whole procedure. We, as a team, are here to help you in your property investments, show you the right property to buy, and offer you good deals in renting your property. Let your rent pay your mortgage.

 

I’d like to give the reader an example, consider a 2 bedroom flat in Zone 2 or Zone 3, which has a selling price of £400.000. The remaining value after paying an advance payment of %25 will be subjected to the mortgage system. It is £300.000 and in 25 years’ time you will pay £850 monthly for mortgage (more or less). The approximate rent price will be £1.400 monthly.

 

As in the above example, let us consider a property of £600.000. %25 is to pay the advance payment which is £150.000. The property will be mortgaged for the remaining £450.000. In this scenario, your monthly mortgage payments will be £1.250 and the rent that you will receive is going to be around £1.900. In fact, mortgage is based on a system that your rent should cover more than your monthly mortgage payments.  

 

Since every process is made through lawyers and banks in the UK, you do not need to worry about all transaction done during the purchase period. The only thing you need to make sure of is to find a long-term tenant. We are here to help you to find the right tenant.

 

 

 

 

What Could the Social and Physical Reality Be Like?

Should Globalisation be evolved or be transformed over time?

 

Dear readers and followers, in this part of my article, I would like to present a perspective of the future by examining some global scale events in our recent history. Our life changes so rapidly that these changes have a meaning if we view them in terms of social and fundamental science. Here, I find myself feeling that I should share this perspective according to my observations and experience in an intelligible way. You will find the reasoning to my feeling underlined in the series of this title. We do not need to be deeply knowledgeable in philosophy, physics and mathematics, but it is always an option to be humble and know our place in society. I would be pleased and quite relieved if I can properly explain how the future is built (or how we build it simultaneously) according to the amazing relation between Physics, Consciousness, Sub-consciousness, Information, Matter, Future and the Absolute Freedom at the end of this series.

 

A new Era that began with French revolution which presented a freedom to the people and the nation which would be later called a democracy. Then, we were faced with the Industrial revolution, a revolution that showed us how important science is in our lives. We experienced the blessings of science, however, we also used it to build huge destructive weapons as well. Soon afterwards, we discovered the Atom. Later on, we managed to also split the atom and discover the power of sub-particles. Unfortunately, human kind came to realise and prove this discovery to be the most massive and the destructive discovery ever. Since then, Earth became aware of this power that could cause the extinction of lives, and it won’t allow for its destruction. So, what could we name of this new motivation that will drive us to new inventions and discoveries instead of using it to engage wars? How could Darwinism survive? Maybe we should thank Darwin.

 

It is easy to find the definition of Globalisation in the dictionary or from the internet. However, I can say that if Globalisation is a set of values in social, economic and communication approach, we are primitively global since the international trade began. Both on an economic and social scale, Globalisation has reached its peak after 1990 after it had some fluctuations since 1945. The corner stone was the global agreements for more globalisation (GATT; 1948, Uruguay Raundu; 1994, DTO; 1995, the Decleration of Human Rights; 1945, United Nations; 1945, and the European Court of Human Rights; 1959). Nowadays, the internet gives speed and the expansion to Globalisation. It helps and accelerates Globalisation which motivates humankind towards economic and social means. I still do not know which one of them is inevitable for us, but I can say that the idea of Globalisation supplies the Internet (¹) a perfect field to improve. So, can we say that Globalisation is falling back while the internet and related technology have started to rise? Maybe it needs a new definition according to this rise.

 

Humankind has always suffered from or pondered about the conflict between ‘Good’ and ‘Bad’. All inventions and social revolutions have a purpose of ‘Good’ in the beginning. However, they also can have side effects and be used for the purpose of ‘Bad’. This issue can also be applied for the internet. Internet is a mathematical discovery even can be called an invention. Globalisation is a philosophy or is a set of universal values. Yes, Globalisation supplies an expanding field and at the same time it supplies a perfect field to gain information. If the internet, in terms of ‘good’, is an indispensable tool for global business and socialising, the ‘bad’ sides of it are the manipulation of information through internet websites forwarded by individuals and nations. This disadvantage increases protectionism, unemployment, making the economic and social dissociation clearer between the nations. It also leads to consuming natural sources unresponsively, interference in private life and all negative feelings such as fear, anxiety, protectionism that are caused by them.

 

Internet has been popular around the World since the 1990’s, and it is one of the stages of the map connecting technological and social structures for tomorrow. My intensions are not to form a conspiracy theory here, I just would like to reflect on the recent history and see the future in another perspective. This perspective begins with a question: “Who still has the advantages of Globalisation and who does not?”.  Almost 30 years ago, people who treated globalisation as a philosophy to expand their global sales are now against globalisation because of the deformation of their national social structure. Protectionism in America, Brexit and Trade Wars can be given as an example.

 

It is quite easy to find and buy a brand name product around the world. Also, Internet and its’ derivatives like Google, Amazon, Facebook etc. are mediums for individuals to promote and sell their products globally. In this point of view, developed countries have received maximum benefit from Globalisation. They rule the World market and use the advantages of cheap labour ship. They hold the use of natural sources before others. We don’t need to be surprised by this or judge them in a negative sense. It is only logical to make businesses with the outcomes of science that they have discovered a long time ago for the benefit of humankind. Unfortunately, as individuals, we also play our role to be part of this kind of globalisation. Western globalisation may come to an end, but for other countries, the meaning of it has no correspondence in the west. Maybe that’s why globalisation should be evolved since the common sense in Globalisation has lost its meaning. In this situation, I think it is wiser to be a conscious global person who knows about Absolute Freedom.

 

Developed countries have designed the economic structure of globalisation 30 years ago. Now, they are about to update it. On the other hand, non-developed countries have forced themselves to keep the globalisation idea fresh. They keep up to date and imitate the west because their development was never based on science but on globalisation. You can say that developed countries will still need globalisation to promote their new technology. However, that is not true. In todays’ world, they are not trying to sell their products, instead we are buying what they offer us and unfortunately, they have built the system to consume.

 

I guess in the near future developed countries will enter a technological era. Think about the robots around us. Perhaps serving humans a cup of coffee. Is it possible? Yes, it is. A robot would never have problems like human, but the world is not ready for this yet and we are not ready emotionally either. Believe me or not, we have been prepared for this future. How? I would not be wrong if I say it has been done through Internet.

 

It was during the 90’s when Internet became popular. I don’t know if it was a coincidence or not but we also experienced the fall of the USSR, and even the collapse of the Berlin wall during the same time period. It is so difficult to estimate the cause and effect relation between these events, but I can honestly say that the winner is the Internet. It offers more international business and trade, more ‘free’ generations and more information. Regardless of our consciousness, every information we receive or share on the internet can be recorded like a bunch of information set in the form of data or talk. Nevertheless, what we share or receive from internet innocently has a great impact on the advancement to further stages of the map.

 

Do not get me wrong, the Internet gives us a precious infrastructure for communication. It is the easiest and quickest way to reach information. It is the key for international business. It is a world-wide place to socialise. However, all the different purposes of engaging in internet activities give others some clues about us that we are not aware of. Please approach the idea positively. In other words, whether it is about our business or social interactions, we use and help in advance to the internet intentionally or unintentionally to build our future. Or, is it us who build our own future with our choices?

 

As a member of METU (Middle East Technical University), as a Physicist, as an Entrepreneur and as a writer. I can say that, if you cannot predict the Future, how are you living in the present?

 

Building the future which I will write about in the following articles, will be on the based on facts about science and emotional aspect of human. Aren’t science and emotions the cause of motivation to push humankind forward? Well, have you ever thought about the destructive side of this future project? We have no clue about that yet. However, if there is, it would be more destructive than Hiroshima and Nagasaki. Don’t be shocked, since this project will arrive with our approval and applause.

  

Soon, I would like to post the second article of this series. It will most probably be about science because it has started a new era and new type of generation. I am sure some of you are already aware of this information. If I wrote something wrong, I beg your forgiveness.

 

(¹) Please consider the Internet as a package or system integrated by hardware, software and related Technologies.

 

PS 1: After this series of articles, I will write about Brexit. According to the recent information, maybe UK might stay in EU with a special deal.

PS 2: As an outside observer, if I need to say something about Turkey, the phrase of ‘Civilization comes from ‘East’ is no more valid for him.      

 

Regards

 

Tayfun Vardar

London, UK